Uzman Diyetisyen

Özgecan Astarlı


Uzman Diyetisyen Özgecan Astarlı
1980 yılında Ankara’da doğdu. 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi ‘Beslenme Diyetetik Bölümü’nden mezun oldu. 2008 yılında Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Halk Sağlığı Anabilim dalında yüksek lisansını tamamladı.
HESAPLAMALAR

Tuz Tüketimi ne kadar olmalıdır?

10 Mayıs 2013 Cuma

Bilimin ilerlemesiyle bazı insanların kan basınçlarının tuza duyarlı olduğu veya sodyumun buna sebep olduğu öğrenildi. Günümüzde bazı insanlarda yüksek kan basıncı ve sodyum arasında bir ilişki olduğu bilinmektedir.

Tuz veya sodyum mu? Her ne kadar aynı anlamda düşünülse de tuz ve sodyum aynı değildir. Sofra tuzunun asıl adı, ‘sodyum klorür’dür, %40 sodyum ve %60 klordan oluşur. Sodyum besinlerde doğal olarak bulunan bir mineraldir. Vücuttaki temel görevlerinden birisi sıvı dengesini kurmaktır. Hücre içi ve dışındaki sıvıların hareketlerini kontrol eder, kan basıncını düzenler, sinir uyarılarını iletir ve kalp kası dahil tüm kasların gevşemesini sağlar. Sodyum, klor ve potasyum gibi diğer minerallerle birlikte elektrolit olarak tanımlanırlar. Bu ismi almalarının nedeni vücutta elektrik akımını iletmeleridir. Bu üç mineral vücut sıvılarında çözünürler ve ayrı iyonlar haline dönüşürler. Taşıdıkları elektrik yüküyle vücutta sinir uyarılarının taşınmasını sağlarlar ve beyinden kaslara mesajların iletilmesiyle gevşeme veya kasılmayı sağlarlar. Bu mineraller hep birlikte sıvıların dengesini ayarlarlar. Sıvı dengesi beslenme açısından çok önemlidir. Elektrolitler hücre içine besinlerin taşınmasına ve artık maddelerin çıkarılmasına yardım ederler. Besin öğeleri ve metabolik atık ürünleri vücut sıvılarıyla taşınırlar.

 

Vücuttaki sodyum düzeyini böbrekler ayarlar. Sağlıklı bireylerde ihtiyacın çok üzerinde tüketilmesinin dışında, sodyum konsantrasyonu çok yüksek seviyelere çıkmaz. Sodyumun fazla miktarı depo edilmez. Vücudunuz fazla miktarda alınan soyumu atar. Fazla alınan sodyumun büyük bir kısmı idrarla, daha az oranlarda da terlemeyle atılır. Örneğin, yüksek sodyum içeren besinler tüketilirse, fazlasını atmak için daha çok idrara çıkılır. Böylece idrarla fazla sıvı kaybedildiğinden dolayı susama hissi oluşur.

 

Fazla olan sodyum her zaman atılır mı? Hayır. Böbrek hastalıkları sonucu böbrekler uygun şekilde çalışmazsa fazla sodyum atılamaz. Bunun sonucunda daha çok yüzde olmak üzere bacaklarda ve ayaklarda şişkinlik gözlenir. Bu kabarmalara tıbbi olarak ödem denmektedir.

Sodyuma neden çok dikkat edilmelidir? Birçok insan fazla sodyum alımından etkilenmez. Çünkü vücut fazla sodyumu atar. Ancak toplumun %30’dan fazlasının sodyuma duyarlı kan basıncına sahip olduğu düşünülmektedir. Bu bireylerin diyetlerindeki fazla sodyum, yüksek kan basıncını oluşturmaktadır. Aynı şekilde sodyuma duyarlı kan basıncınız yüksekse, soyum alımının azaltılması kan basıncını düşürülmesinde yardımcı olur. Soyuma bağlı kan basıncını etkileyen faktörleri ortaya çıkarmak oldukça güçtür, fakat olası iki etmen, aile hikayesi ve yaşlanmadır.

 

Ne kadar sodyum yeterli? Vücudun normal olarak işlevini sürdürebilmesi için sağlıklı bir bireyin günlük 500 mg sodyum alımı ‘güvenli ve yeterli’ minimum miktar olarak belirlenmiştir. Bu miktar yaklaşık ¼ tatlı kaşığı tuzdur. Yetişkinlerin büyük bir kısmi günde 4000-6000mg kadar ortalamanın üzerinde önemli derecede yüksek sodyum tüketmektedir. Fazla sodyum alımının herhangi bir avantajı bilinmemektedir. Aksine aşırı sodyum tüketimi , yüksek kan basıncı dolayısıyla hipertansiyona neden olur. 

Besinlerin kendi içerdikleri tuz nedeniyle, yemeklerinize fazladan tuz eklemenize gerek yoktur.